Bunu bir çoğumuz okuduk gördük biliyoruz , okuyunca kanı çekilen atalarının çektiği acıyı yaşayan sadece ben değilim biliyorum ki sizde en az benim kadar duygulanıyorsunuz (umut ediyorum) .
Çerkeslik benim için herşeyiyle bilincinde olunması gereken bir şey , gerektiğinde canını bile verecek (Atalarımız gibi) bir neslin olmasını umut ediyorum biz kültürümüzün onca insanın denize dökülerek ölerek sahip çıkmaya çalıştığı uğrunda öldüğü kültürümüzün milletimizin bekçisi olmalıyız biz ses olmalıyız nefes olmalıyız .
Allah Çerkesleri ve Çerkes halkını korusun. AMİN
Тхьэщьэм Адыгъэмрэ Адыгъэ Хэкумрэ Убыхьумэ.
Послушайте Нэ Дахит1 исп. Gülşen Berzegova ''Убых'' #np на #SoundCloud
https://soundcloud.com/g-l-enakdeniz/1-2
Kabardeyler
Kabardeyler
1900'lerin başında Kabardey bir aile
Önemli nüfusa sahip bölgeler
Türkiye1.035.000
Rusya Federasyonu
Kabardino-Balkarya520,000[1]
Ürdün102.000
Suriye43.000
Suudi Arabistan23.000
ABD3.600
Almanya2.100
Özbekistan1.300
Ukrayna473[2]
Diller
Kabardeyce (Doğu Adigece),Türkçe,Arapça
Din
İslam (Hanefi) azı Hıristiyan (Mozdok rayonucivarında)
İlgili etnik gruplar
Çerkesler, Doğu Çerkesleri
Kabardeyler veya Kabartaylar (Türkçe:Kabardeyler; Rusça: кабардинцевkabardintsev; Arapça: القبرطاي أو القبردي)
Kuzey Kafkasya'da yaşayan Doğu Çerkeslerinin en büyük koludur.[3] Rusya Federasyonu içindeki özerk Kabardey-Balkarya Cumhuriyeti'ne adını veren halklardan biridir (diğeri Balkarlar). Nüfuslarının bir kısmı başta Kabartay-Balkar Cumhuriyeti olmak üzere Kuzey Kafkasya ve Rusya Federasyonu içinde olmakla birlikte, büyük bir kısmı 19. yüzyıl sonunda yaşanan soykırım ve sonrasındaki Büyük Kafkas Sürgünü ile birlikte diyasporada yaşamaktadır. Türkiye, Mısır, Suriye ve Ürdün gibi Orta Doğu ülkeleri diaspora Kabardeylerinin yoğunluk kazandığı yerler olmakla birlikte Avrupa ve Kuzey Amerika'da da önemli sayıda Kabardey nüfusu bulunmaktadır.
Adlandırma
Kabardey kendilerine verdikleri isimken Batı Adığeleri ve Abazalar onlara Kabartay der (Kaberdey ve Kabartey her hâlde yazım yanlışıdır).[4]
Tarih
[5] Kabardeyler kendilerini Kabardey, Ruslar ise Kabardintsi olarak adlandırırlar. Kuzey Kafkasya’nın merkez bölgesinde yaşarlar. Çoğunluk Kabardino-BalkaryaCumhuriyetinde yaşar. Ancak Adige Özerk İl’inde de bazı yerleşim birimleri vardır.
Kabardeyler, kendilerini Adige olarak isimlendiren Kafkas kavimlerinin bir grubundan geliyorlar. Sonunda üç ayrı ulusal grup şekline gelen Kabardeyler, Çerkesler ve Adigeler aslında hepsi aynı kökten gelmelerine aynı adı taşımalarına (Adige) karşın Kabardey adı daha spesifik olmak bakımından yalnızca bir alternatif olarak kullanılır. Adige kabilelerinin orijinal yerleriKuban Nehri'ydi ama 14.yüzyıl sonlarındaBüyük Kabardey olarak bilinegelen bölgedekiTerek Irmağı'nın sol kıyısında bir çoğu yerleşmiş bulunuyordu. 15.yüzyıl başlarında Küçük Kabardey olarak bilinen yere de yerleştiler.
Kabardeyler yetiştirdikleri Kabardinskaya cinsi atlarla da meşhurdurlar.
Kabardeyler çevrelerindeki kavimlerin bir kısmını yönetimleri altına aldıkları için 15.yüzyılda güçlendiler. 16.yüzyılda Kabardeyler Kırım Tatarlarının saldırılarıyla yağmalandılar ve kısmen yönetimlerine girdiler. Aralarındaki ilişki her zaman düşmanca değildi. Zira Kırım Hanları çocuklarını yetiştirmeleri için Kabardey prens ailelerine gönderiyorlardı. Ayrıca Kırım'ın etkisiyle İslamiyet bu bölgeye iyice yerleşti. Kabardeyce zaten bir süreden beri Müslüman bulunuyordu (13.-14.yüzyıl cami kalıntıları bu bölgede bulundu). Buna karşın 1557'de Kabardeyler IV.İvan'a (Korkunç İvan), Tatarlara karşı korunmak için elçi gönderdiler. Bu istekleri yerine getirildi ve İvan'ın bir Kabardey prensesiyle evlenmesinden sonra ilişkiler daha da kuvvetlendi. 1561’de Ruslar Terek nehri üzerine bir kale inşa ettiler, 1567'de bir başka kale kuruldu. 17.yüzyılda Ruslar bölgeye iyice yerleşmiş ve Kafkasların daha derinlerine uzanmak için hazırdılar. Osmanlılar ve İranlılarda Kafkasları ele geçirmeye çalışıyorlardı ve 18.yüzyıl, arka arkaya savaşlara sahne oldu. Belgrad antlaşması(1739), Kabardey’i tarafsız bir devlet ve Osmanlılar ile Ruslar arasında bir tampon bölge durumuna getirdi. 1774'deki Küçük Kaynarca antlaşmasıyla bölge Ruslara bağlandı. Rusların Kafkasya’da yayılmaları sık sık yerli halkın isyanına neden oldu ve çok uzun, çok kanlı savaşlar olmasına karşın bu yayılma durdurulamadı. 20.yüzyıl bölgeye yeni karışıklıklar getirdi. Rus devriminden sonra milliyetçi partiler, Bolşevikler, Menşevikler ve Beyaz Ordu’nun üstünlük mücadelesi dolayısıyla Kafkaslar çalkantıya gömüldü. Kabardey'de üstünlüğü 1918'de Sovyetler sağladı. Ancak Kabardino-Balkarya ili, 16 ocak 1922'de kuruldu. 5 aralık 1936'da özerk cumhuriyet şekline dönüştürüldü. Ağustos 1942'de Almanlar bölgeyi 6 aylık bir süre işgal ettiler. Bir yıl sonra bütün Balkarlar Nazilerle işbirliği yaptıkları gerekçesi ile (Mart 1944'te) Orta Asya ve Kazakistan'a sürgün edildi. Balkarya adı cumhuriyetin unvanından silindi ve 1957'de sürgün edilen halkların haklarının geri verilmesine kadar değiştirilmedi.
Kabardino-Balkarya olarak da bilinen Kabardey-Balkar Cumhuriyeti, Kuzey Kafkasya'da Rusya Federasyonu içindedir. Doğu ve güneydoğusunda Kuzey Osetya, güneybatıda Gürcistan Cumhuriyeti, batıda ise Karaçay-Çerkessk Cumhuriyeti ile komşudur. Yüzölçümü 12.500 km2, Başkenti Nalçik olan cumhuriyetin 7 kasabası ve 8 yerleşim birimi bulunuyor. Ortalama nüfus yoğunluğu, 56.6 km2. Başlıca kaynakları molibden ve tungten depozitleri ve bunları işleyen fabrikalar, makine üretimi ve kimya endüstrisi, inşaat malzemeleri üretimi, kereste, gıda ve diğer hafif endüstrilerdir. Tarım alanında ise tahıl ziraatı (buğday ve mısır) meyve yetiştirme ve bağcılık,koyun,domuz ve at çiftçiliği,arıcılık ve ipekböcekçiliğidir.
Dil
[6] Ulusal dil Kabardeyce'dir. Kafkas dillerinin Kuzeybatı gruplarından Abhaz-Adige alt grubuna bağlıdır. Bu dil Kabardino-Çerkes olarak bilinir, çünkü bu iki dilin (Kabardey-Çerkes) tek yazın dili oluşturduğu kabul edilmektedir. Çok yakın olan diğer diller Abhaz, Abazin ve Adige'dir. Özellikle Adige dili Kabardeyce ile çok yakındır ve Kabardeyler de Adige grubuna dahil olduğu için her iki dil Adiga-bze (Adige dili) olarak adlandırılır. Kabardey dilinde dört lehçe vardır: Büyük Kabardey, Mozdok, Beslan ve Kuban. Büyük Kabardey ve özelliklede Beslan lehçesi yazın dili için esas alındı. Lehçeler arasındaki fark özellikle çok az ve çoğunlukla fonetik ve morfolojiktir. Sözcük hazinesi Arapça, Türkçe, Rusça ve Farsça'dan çok sayıda sözcük içerir. Yerli sözcük yapılarında ilk göze çarpan özellik eş sesli ve çok anlamlı olmasıdır. İlk Kabardey gramer kitabı Pedagog Sh. B. Nogmov (1840-1843) tarafından derlendi. İlk Kabardeyce-Rusça sözlük 1889'da çıktı. Sovyet yönetimi döneminde Kabardey dilinin bazı yönleri (tarihi gelişimi, lehçe farlılıkları vb) kısmen detaylı olarak çalışıldıysa da yönetim,hukuk, ve resmi prosedürde Rusça kullanılır. Ancak teoride gerekirse Kabardeyce'de kullanılabilir..
Din
Kabardeylerin çoğunluğu Müslümandır.İslamKırım Tatarları ve Osmanlı İmparatorluğuaracılığla Kabardeyler arasında yaygınlaştırılmıştır.Özellikle İslam dini 17. ve 18.yüzyıllarında baskın bir şekilde yayılmıştır.Bugün Kafkasya'da Mozdok rayonu Kabardeyleri hariç tüm KabardeylerMüslüman'dır. Kabardeyler HanefiMüslüman'dır.
Eğitim
[7] 1958 de Kabardeyce 1.ve 4. sınıflarda eğitim dili olmasına karşın 1972’lerden sonra öğretim dili Rusça olan okullarda seçmeli ders olarak verilmeye başlandı. Son dönemde ise eğitim dili Rusça olmakla birlikte Kabardeyce-Adigece de ilkokuldan liseye kadar zorunlu ders, üniversite de ise isteğe bağlı seçmeli ders olarak okutulmaktadır. Cumhuriyet'te 1957’de kurulan bir üniversite, jeofizik enstitüsü, ekonomi, dil tarih ve edebiyat araştırmaları enstitüsü bulunmakla birlikte bu kurumlarda Kabardeyce eğitim verilmemektedir (yalnız isteyenler için seçmeli ders olarak okutulmaktadır).
İlk Gazete 1920 yılında yayınlanmıştır. Şu anda Kabardeyce, Rusça ve Balkarca gazeteler yayınlanmaktadır. Yine belirtilen dillerin hepsinde radyo ve sınırlı sürelerde olmakla birlikte tv yayını yapılmaktadır (ortalama günde 4 saat).
1980 yılı içerisinde Kabardeyce yayımlanmış kitap baskı adedi 172.000’dir. Cumhuriyet'te bu güne değin 1923-1924 Latin harfleri, 1924-1936 Latin harfleri (Yakovlev'in versiyonu), 1936 Kiril alfabesi alınmış olup sonuncusu günümüzde de kullanılmaktadır.
Posted via Blogaway
Abhazya Cumhuriyeti'ni tanıyın!
Türkiye’nin Tiflis Büyükelçisi, Gürcistan Dışişleri’ne çağırılıp söz konusu ziyaret protesto edilmiştir.
Sayın Cumhurbaşkanı,
İstanbul, 10 Haziran 2014
Sayın TBMM başkanı,
Sayın Başbakan,
Sayın Milletvekillleri:
Basından öğreniyoruz ki; TC Milletvekillerinden 5 kişilik bir heyetin Abhazya Cumhuriyeti’ne yaptığı ziyaret ile ilgili olarak Gürcistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Davit Jalagania’nın basına verdiği bilgiye göre, Türkiye’nin Tiflis Büyükelçisi, Gürcistan Dışişleri’ne çağırılıp söz konusu ziyaret protesto edilmiştir.1
Abhazya Cumhuriyeti bağımsız bir devlet olduğu gibi Türkiye Cumhuriyeti de bağımsız bir devlettir; nereyi ne zaman ziyaret edip etmeyeceğini başka bir devletten izin alarak gerçekleştirmez.
Ayrıca biz biliyoruz ki; Abhazya 1475 yılından 1810 yılına kadar Osmanlı İmparatorluğu’na kah bir eyalet kah bir beylik olarak müttefik bulunmuştur. 1810 yılından 1864’e kadar da Çarlık Rusya’ya bağlı bir beylik olarak varlığını sürdürmüştür.1864 tarihinden 1921’e kadar Rus Çarlığına bağlı bir özel askeri bölge olarak varlığını korumuştur. 1921 tarihinden itibaren Abhazya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti olarak Sovyetler Birliği’ndeki yerini almıştır.1992 yılından 2008 yılına kadar defacto olarak, 2008 yılından itibaren de altı devletin resmi tanıması ile bağımsız bir cumhuriyet olarak dünya devletleri arasında yerini almıştır.2
Ayrıca biz biliyoruz ki, Sovyetler Birliği dağıldığında, Türkiye Cumhuriyeti; Azerbeycan, Gürcistan ve 16 Aralık 1991’de Ermenistan’ı, daha sonra da Avrupa’da ortaya çıkan yeni devletleri; 6 Şubat 1992’de Bosna-Hersek, Slovenya, Makedonya, Hırvatistan’ı, 1 Ocak 1993’te Slovakya’yı, 12 Haziran 2006’da Karadağ’ı, 18 Şubat 2008’de Kosova’yı haklı olarak ve özgürce tanımıştır.3
Bu davranışını takdirle karşılıyor ve alkışlıyoruz. Bu haklı ve özgür davranışın Abhazya Cumhuriyeti’nden esirgenmemesini talep ediyor ve bekliyoruz.
Kırım Tatarları anavatanının bir ”halk oylaması” ile Rusya Federasyonu’na bağlanmasını da göz önünde bulundurarak,
-Bugüne kadar Abhazya Cumhuriyeti’ne uygulanmakta olan ambargonun öncelikle, ivedilikle kaldırılmasını,
-Türkiye Cumhuriyeti ile Abhazya Cumhuriyeti arasında her türlü diplomatik ve kültürel ilişkilerin kurulmasını,
-Tarihi bağlar göz önüne alınarak, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından Abhazya ile köken bağı olanlardan isteyenlerin çifte vatandaşlık hakkı alabilmesi için gerekli kanuni düzenlemenin yapılmasını,
-Abhazya Cumhuriyeti’ne gitmek ve yerleşmek isteyenler için siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel birlikteliğin sağlanması için gerekli tedbirlerin alınmasını,
Siz değerli milletvekillerinden bekliyor ve Abhazya Cumhuriyeti’nin bağımsızlığının tanınmasını talep ediyor,
Türkiye Cumhuriyeti’nin, özgür iradesiyle bu kararı alacağına inanıyorum.
Saygılarımla.
Jiy Zafer Süren
Posted via Blogaway



